BlogPsikoloji ve PDRZamane Akademi

MELANİE KLEİN E NESNE İLİŞKİLERİ KURAMI- KİŞİLİĞİN GELİŞİMİ

Kişiliğin Yapısı

Nesne ilişkiler Kuramın’da klasik kuramdaki gibi bir üçleme vardır. Alt ben, ben, üst ben olarak ayrılan psişik yapı, klasik kuramdan farklı bir yapı içerisindedir. Klein’in Kuramında da kişiliğin enerji kaynağı dürtülerdir fakat Klein dürtülerin yanı sıra çocuğun doğumdan itibaren bir ilişki ihtiyacı içerisinde olduğudur. Freud’a göre dürtüler haz ilkesiyle birlikteydi ve nesne önem taşımıyordu. Nesnenin dürtü tatmini sağlaması yeterliydi.  Dürtü ve nesne arasında hiçbir bağ bulunmamaktaydı. Klein ise çocuk içgüdüsünü tatmin edebilmek için doğuştan nesne ve ilişki arayışına giriyordu. Ayrıca Freud üst benin oluşumunun toplumsal yasaklarla ve ebeveyn tutumlarıyla ilgili olduğunu savunurken, Klein’ a göre bu durum nesne ilişkilerinin gelişiminin bir sonucudur.

Klein Nesne İlişkileri Kuramın’da ölüm içgüdüsü tarafından yok edilme tehdidini ilksel kaygı olarak adlandırmıştır. Bu noktayı Freud’la ayrıldığı nokta olarak belirten Klein, bu tehdidi dışa yönelten de yaşam içgüdüsünün hizmetinde olan ben olarak ifade etmiştir. Freud ölüm içgüdüsüne karşı olan temel savunmayı organizmaya bağlarken Klein’ benin asıl uğraşı olarak ifade etmektedir.

Kişilik Gelişimi

Klein kuramında gelişim modelleri üzerinde durarak tıpkı klasik kuramdaki gibi evrelerle kişinin sağlam bir benlik oluşturacağını belirtir.

Klein bebeklerin öncelikle kaygı hissettiğini, doğum gerçekleştikten sonra bu kaygının nesneyle olan ilişkisine bağlı olarak değişebileceğini belirtir.  Memeyle kurulan ilk ilişkide dış etkenler de çok önemlidir. Örneğin doğumun zor geçmiş olması ya da oksijen yetersizliği ile ilgili sorunlar yaşanması, bebeği oldukça etkiler ve bebek nesneyle yani memeyle olumsuz koşullarda ilişki başlatmış olur. Bunun sonucunda da bebek nesneyi içselleştiremez.

Klein’in kuramının klasik kuramından ayrıldığı en temel nokta, klasik kuramdaki gibi kronolojik bir sürecin olmayışıdır.

 Nesne İlişkileri Kuramında Evreler

Bebekler  saldırganlık, çatışma, ve yok edilme kaygılarıyla baş etmek için ilkel savunmalar geliştirir. Klein kuramını bu çerçevede oluşturmuştur.

Paranoid- Şizoid  Evre:

Bebek bu evrede doğuştan getirmiş olduğu saldırgan dürtüleri azaltabilmek için dışardaki nesneye yansıtır. Dışarıdaki kötü nesnelerden kaçınabilmek için ise şizoid savunma mekanizmalarını kullanır.(Klein,2011) Bu evrede nesneler yani meme iyi ve kötü olarak ayrılır. Bölme mekanizması burada devreye girer. Bebeği doyuma ulaştıran onu besleyen , istediği zaman ulaşabilen meme iyi meme olurken, onu doyurmayan, istediğinde ulaşamayan meme kötü memedir. Bebek bu dönemde kötülük görme endişesi içerisindedir. Ve bu kaygıyı azaltmak için de kötü yönleri nesneye yansıtır. Eğer bebek bu döneme saplanıp kalırsa gelecekteki ilişkilerinde de insanları iyi ve kötü şeklinde sınıflandırır. Sınır kişilik bozukluğunda görülen en önemli tanı ölçütlerinden biri budur.

Depresif Konum Evre

Daha önceki evrede ortaya çıkmış ve sınıflandırılmış olan iyi ve kötü kavramları bu evrede birleşir. Klein zıt nesnelerin birleştirilebileceğini savunduğu için bu durumu ambivalans kavramı ile açıklar. Bebek saldırgan dürtülerini nesneye yüklediği için suçluluk duygusu hisseder. Ve depresif döneme girer. İyi ve kötü nesneler birbiriyle etkileşime girdiği için saldırganlık dürtüleri nötrleşir. Sevgi nesnesi oluşur. Nefretin sevgiyle yumuşatılmış olması bebeğin zihin durumunda da etkili olur.

Oedipal Evre:

Klein( 2012)  oedipus nitelikli eğilimlerin çocuğun sütten kesilmesiyle maruz kaldığı engellenme sonucunda birinci yılın sonu ile ikinci yılın başında ortaya çıktığını ifade etmektedir. Anatomik farklılıklar zihinsel süreçlerin işleyişini etkilemektedir. Erkek çocuk, genital konum için kendini oral ve anal konumları terk etmeye mecbur kılınmış bulduğunda, penise sahip olma amacına yönelir. Kızlarda ise alıcı amaç, oral konumdan genital konuma taşınır ve çocuk libido konumunu değiştirir. Kız çocuğu sevgi nesnesi olarak babaya yönelir. Oedipus kompleksinin gelişimi anneyle ilk yoğun ve dışa kapalı ilişkinin geçirdiği dönüşümler tarafından belirlenmiştir; bu ilişkide çok erken bir aksama olursa babayla rekabet de vaktinden önce başlar. Annenin içindeki ya da anne memesinin içindeki penisle ilgili fanteziler babayı düşman ve müdahaleci bir etkene dönüştürür. Eğer bebek anneyle ilk ilişkinin verebileceği haz ve mutluluğu tam olarak tadamamışsa ve ilk iyi nesneyi yeterince güvenli bir biçimde içine alamamışsa bu fantezi de özellikle şiddetli olacaktır.

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı