BlogZamane AynasıZamanede Gelişim

Martı-Psikolojik Analiz

Özgürlüğe Uçmak

Richard Bach tarafından yazılan Martı kitabı Jonathan isimli bir martının kendisini keşfetme hikayesini anlatıyor. Öykü aslında tamamıyla metaforik bir anlatıma sahip diyebiliriz. Yazar, insanların yaşamındaki tekdüzeliği ve umutsuzluğu bir martının hayatından bizlere sunuyor ve yeni yolların bulunabileceğini, imkansızlıkların biz istersek olmayacağını kanıtlıyor.

Jonathan diğer martılardan oldukça farklı bir martı. Sürü arkadaşları gibi sadece yiyecek bulmak için sahilden ayrılmak yerine Jonathan tam anlamıyla uçabilmeyi ve özgür olmayı ister. Ancak ailesi ve arkadaşları tarafından dışlanır ve bu isteği hoş karşılanmaz. .Tüm gün boyunca uçmaya çalışan, defalarca denize çakılmasına, ailesinin onu engellemesine rağmen Jonathan uçmaktan hiç vazgeçmeyi düşünmüyordu. Sürüden ayrı bir şekilde sürekli çalışıyor ve tüm yeteneklerini zorluyordu.. Sürü bir zamandan sonra Jonathan’ı yargıladı ve kurallara uymadığı gerekçesiyle sürüden dışarı attı. Martı Jonathan artık yalnızdı fakat yine de onu üzen şey yalnızlık değil, diğer martıların uçmanın keyfine varamayışıydı. Jonathan bir gün 2 martıyla karılaştı ve o martılarla birlikte bir yolculuğa çıktı. Yolculuğun sonunda başka bir dünyanın içindeydi. Tam anlamıyla cennet gibi bir yerdi burası. Onun gibi düşünen martılarla birlikteydi fakat geldiği yerdeki martıları hala düşünüyordu. Onlara da uçmayı öğretmek ve sınırları zorlamayı göstermek istiyordu. Jonathan uçmayı tutkuyla seviyordu.

İHTİYAÇLAR HİYERARŞİSİ

Kitaptaki en dikkat çeken kısımlardan biri Jonathan’ın aslında içimizden biri olmasıydı. Richard Bach insanoğlunu alegorik bir şekilde anlatıyor ve önemli mesajlar veriyor. Bu mesajlardan ilki Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşidir. Bilindiği üzere Maslow beş temel gereksinimden bahsetmiştir. Bu ihtiyaçlar fizyolojik ihtiyaçlar, güvenlik, ait olma ve sevgi, değer ve son olarak kendini gerçekleştirmedir. Jonathan martıların sadece yiyecek bulmak için sahilden ayrıldıklarını ve tekrar geri dönebilmek için uçtuklarından yakınır. Bunun dışında bir şey öğrenmek için uğraşmazlar ve böyle bir istek yoktur. Uçmak onlar için sadece karınlarını doyurmaktır. Jonathan aslında kendisi gibi martılarla tanıştığında ve kalacak bir dünya ile karşılaştığında hem ait olma hem de güvenlik ihtiyacını karşılamış, hocasından aldığı derslerle ise başarı ihtiyacını yaşamıştır. Jonathan ise son basamağa ulaşmayı hedeflemiştir jonathan kendisini gerçekleştirmek ve kendisini keşfetme yolculuğuna çıkmıştı.

ÖZGÜRLÜKTEN KAÇIŞ

Ünlü psikolog ve Özgürlükten Kaçış kuramını oluşturmuş Erich From’ a göre kişilerin, kendisini dış dünyaya bağlayan göbek bağından kurtulması özgürleşmesi anlamına gelir.Aile, arkadaşlık, işimiz bu bağlar olabilir. Bizleri güvende hissettirirler dolayısıyla koptuklarında insanlar için bir endişe kaynağı olurlar. Kişi yalnızlık ve güçsüzlük duygusundan kurtulabilmek için kültürün kendisine sunduğu kişiliği benimser ve toplumun istediği davranışları uygulamaya başlar. Yalnızlaşma kaygısı ile adeta bir robot gibi davranmaya başlar. Fromm bu duruma robot uyumluluğu adını verir. Martı Jonathan ise hiçbir zaman içinde bulunduğu sürünün doğrularını kabul etmez ve daha iyisi için çabalar. Kendisini keşfetme yolunda çevresindeki insanları dinlemek yerine her geçen gün daha fazla çalışır ve diğer martıların da düşüncelerini değiştirmeye çalışır. Kitabın bir bölümünde Jonathan yaşamak için ne çok neden olduğunu, cehaletin kırabileceğini yeteneklerin ve zekanın kullanılarak kendimizi bulabiliceğimizden, özgür olabileceğimizden bahseder. Jonathan özgür olma yolunda adımlarını atmaya devam etmiştir.

VAROLUŞÇU TEORİ

Yaşamın anlamı üzerine bu kadar alt metinin olduğu bir kitapta varoluşçu bakış açını es geçmek haksızlık olur. Varoluşçu teoriye göre insan, evrende davranışlarının neden ve sonuçlarını bilen ve seçme özgürlüğü bulunan bir varlıktır dolayısıyla kendisi ve çevresindekiler hakkında kararlar verme ve kendi sorumluluğunu üstlenme yeteneğine de sahiptir. Bu sorumluluğu üstlendiğinde kendi var oluşunu anlamlı kılabilir. Jonathan’ın öğrnecisi Fletcher ile vedalaşırken Artık bana ihtiyacın kalmadı. Senin kendini bulmaya, her geçen gün daha bir gerçek, daha bir sınırsız olan Martı Fletcher’ı bulmak için çalışmaya ihtiyacın var. Senin gerçek öğretmenin bu. Onu anlamaya ve öğrenmeye çalış demesi bizlere yaşamın anlamını sadece kendimizin oluşturabileceğini anlatmakta. Yaşamın gerçek anlamını aramanın en büyük sorumluluk olduğunu söyleyen Jonathan(Yaşamın anlamını bulmaya çalışan bir martıdan daha sorumluluk sahibi biri olabilir mi?) yaşamak için nedenler bulmamız gerektiğini bir kez daha vurgulamakta.

Özetle Martı Jonathan başlı başına her sayfasıyla birçok alt metine sahip ve hem kendimiz için hem de toplum için bir eleştiri niteliğinde yazılan muhteşem bir öykü. Jonathan sonunda uçmayı başarabildi, çünkü düşüncelerinin zincirlerinden kurtulmuştu ve bedenindeki zincirleri kırmıştı. Günün birinde kendimizi keşfetmemiz dileğiyle.

İçimizde yaşayan gerçek Martı Jonathanlara..

                                                                                           Psikolojik Danışman Kader Ay

Film ve kitaplar üzerine yapmış olduğumuz diğer psikolojik analizlerimizi de okumanızı tavsiye ederiz. 

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı